Sen bir imparatorluk kentinin taş sokaklarında yalın ayak yürürken,
Benim ciğerlerime gardiyanların mızrak saplıyor,
Güneş yeniden doğar mı bilmem benim için,
Yağarken yağmur omuzlarına gözlerim son kez senin ışığını alıyor.
Sarı bir metalden çember başımda,
Dumanı sara sara,
Ellerinden boynuna,
Ben değil kader hükmediyor.
Kenti su aldı alacak,
Çember battı batacak,
Gözlerin yıkarken duvarları,
Beni sel alacak.
Yasalar, kanunlar ve kahramanlar,
Sürerken hükmünü kentin duvarlarında,
Parmak ucundan süzülen yaşlarla,
Söz geçiremezsin bu hükümranlığa.
Toprak yolların tozuyla gelmişsin,
Belli epey çile çekmişsin,
Biliyorum yarışa girmedim,
Sen de biliyorsun ki yitirdim.
Ve kılıcın ucundayım artık,
Gözlerinden süzülürken ruhum usul usul,
Ben damlamaktayım mermer sütunlara,
Bu kubbeli salonda.
Son çalgıda çalan son nota,
Bu bayraklar indirilmeden hemen önce,
Hani sana dair olan,
Kapımın önünde acemi erler son kez ölmekte.
Ve imparator bir ben,
Sen keskin kılıcı elinde tutan soğuk yüzlü isyancı,
Uğruna ölünecek tek kent burası hoş geldin,
Baş başayız kılıçlarımızla.
Sırtımda bir pelerin,
Sarı çemberse artık yok,
Sense ne benle olabilirsin,
Ne de arkanı dönüp bu kenti rahat bırakabilirsin.
Şüphesiz galip geleceksin bu tepesinde akbabalar uçuşan garip kente,
Bedenimle ruhumla sana direneceksem de,
Gözlerin kılıcına davranmana mahal vermeyecek,
Bilirsin ki gözlerinin rengi oklar kılıçtan hızlıdır.
Ve yine başladığım yerdeyim,
Bu kentin taş sokaklarında fakat yenilmiş bir vaziyette,
Artık pelerin değil yük taşıyorum,
Bilirsin ki ben vuruldum, gözlerinin rengi oklar tarafından.
BÜKREK/Yusuf Can Topçu/Kayseri.

👏👏👏 Yüreğine sağlık kardeşim
YanıtlaSilMaşallah devamını bekliyorum 👏👏
YanıtlaSilMaşaallah kardeşime
YanıtlaSilGüzel bir şiir.
YanıtlaSilBir insan kaç kere yara alır aynı kişiden? Yaralar iyileşir mi? İyileşse de izi gözünün önündedir. Hep hatırlatır.
Olacak olacak 😊
YanıtlaSilVe yine başladığım yerdeyim,
YanıtlaSilBu kentin taş sokaklarında fakat yenilmiş bir vaziyette.